ÖFKE Öfke O eşsiz inkâr Yaşıyor olmanın Yalınlığında Cehennemin başladığı yer Ateşten diliyle kızıl Kor dağlaması Hep anımsatır Yapacaklarını Yapmamış olduğun hani Yapacağını kurduğun O bir gün belki O hiç gelmeyen Çağırmadığın Durduğun için Sustuğun Sustuğun Sustuğun için Bu dünya kötü Çocuklar yalnız Kadınlar bükük Erkekler kuru Öfke Bir volkanın acıyla doğurduğu Eşsiz ölümlü Dayıyor ağzını Memelerine Hadi emzir hadi emzir hadi emzir Bu dünya kötü Etimizdeki Gündelik tütsü Dağ taş yanık et kokuyor Alnımızdaki Kanayan damga Söküp çıkarıp Lokma lokma yedikleri Kalbimiz Bellekler ölüm orucunda Gülüşler tek tip Gözler işinde gücünde Eller kendine gardiyan Dönülecek rahim yok Gizlenecek kuytu Omuzlara bahar Öpüşlere yer Yok yok yok Bu dünya kötü Öfkenin alazı Yalar yüzümü Tam tutuşurken açıp göğsümü Kalkar O inkârı sütleyip dolu Sıcak sararım Uyanmasam da bir sonraki gün Ben onu geceden öpmüş olurum Ben daha böyle çok Böyle yaşarım Sese boyaya boyaya Renkleri Aşınmış bir sözcük Değil kavga Öfkem Aşkımın teri aşkımın teri aşkımın teri Eğer akmazsa Bu dünyanın Sonu da kötü sonu da kötü Sonu çok kötü